TR

Bariatrik Cerrahi

En Etkili ve Hızlı Kilo Verme Tedavisi Bariatrik Cerrahi Uygulamaları

Şiddetli obezite ile mücadele etmek ve uzun vadede kilo kaybını korumak için tüm Dünya'da bariatrik cerrahi tedavisi tek etkili ve güvenilir teknik olarak tanınmıştır. 

Bariatrik CerrahiMide By-Pass Cerrahisi olarak ta bilinen kilo kaybı tedavilerinde başta mide operasyonları olmak üzere Tüp Mide Ameliyatı, Mide By-Pass, Mide Küçültme gibi uygulamalarının geneline verilen isimdir. Bariatrik Cerrahi Yöntemlerindeki Temel Amaç; midenin tutabileceği yiyecek miktarını kısıtlayarak kilo kayıplarını sağlamaktır. 

Bariatrik cerrahi ameliyatları; uzun vadede (kısa vadede ve kalıcı) kilo vermenize yardımcı olan bir işlemdir. Bu nedenle her ameliyatın kendine özgü avantajları ve dezavantajları vardır.

Bariatrik Cerrahi İle Hangi Hastalık Riskleri Azaltılabilir?

Kilo kaybı neticesinde potansiyel olarak aşağıdaki ciddi sağlık risklerini de azaltabilir;

  • Yüksek tansiyon
  • Astım ve obezite ve bunlara bağlı solunum bozuklukları
  • Kolesterol anormallikleri
  • Karaciğer yağlanması
  • Kalp hastalıkları
  • Uyku apnesi
  • İdrar stresleri (kaçırmaları)
  • Karaciğer yağlanması
  • Tip II Diyabet

Bariatrik Cerrahi Kimlere Uygulanır?

Bu tedavi şekli aşırı kilolu herkes için doğru seçim olmayabilir. Öncelikli olarak yapılacak olan muayeneler sonucunda Bariatrik Cerrahi Doktorları tarafından bu operasyonun hasta için yararlı olup olmadığı belirlenir.

Aşağıda yer alan özel durumlardan birine sahipseniz Bariatrik Cerrahi Ameliyatı sizin için bir seçenek olabilir;

  • Vücut kitle indeksiniz VKİ >35
  • Tip II diyabet, hipertansiyon, uyku apnesi ve diğer solunum bozuklukları, karaciğer yağlanması, obezite ile ilgili diğer hastalıklar ve VKİ 30-35 arası
  • Yukarıdaki durumlara sahipseniz ve yaşam tarzında sağlıklı değişimler hedefliyorsanız

Bariatrik Cerrahi Ameliyatları; kısa sürede uzun soluklu (ya da kalıcı) kilo verme başarısı hedeflenir. Operasyon sonrasında iştahı kontrol eden hormon seviyelerinin değişimleri gözlenir. Özellikle hastanın normal yeme alışkanları da hızla değişir ve daha az yeme hissiyatı ve buna bağlı olarak daha hızlı kilo verme süreci başlar.

Mevcut tedavilerden alınan genel sonuçlara göre bariatrik cerrahi İle bireylerin yüzde 90'ından fazlasında, aşırı kilolarının yüzde 80'nini veya daha fazlasını verdikleri gözlemlenmiştir.

Unutulmamalıdır ki hangi bariatrik cerrahi tedavisi işlemine karar verirseniz verin, kilo verme başarısı, beslenme, egzersiz, davranış değişikliği gibi diğer birçok önemli faktöre de bağlıdır.

Bariatrik Cerrahinin Sağladığı Avantajlar;

  • Sağlık ve yaşam kalitenizi artırır
  • Kısa sürede kalıcı kilo verimi sağlanarak uzun süreli bir normalleşme süreci yaşatır.
  • Daha uzun ve sağlıklı bir ömür yaşatır
  • Kendi ile barışık daha mutlu bir yaşamı bireye kazandırır.

Bariatrik Cerrahi İstanbul

Bariatrik Cerrahi Ameliyatları; uzmanlık gerektiren ciddi ve hızlı kilo verme operasyonlarıdır. Tedavilerde dikkat edilmesi gereken; uygulamayı yapacak olan Bariatrik Cerrahi Doktoru ve önceki hasta referansları ve başarısı çok önemlidir. Biomy Health, İstanbul'da alanlarında uzman deneyimli bariatrik cerrahi doktorları ile çalışmaktadır. 20 yıllık tecrübe ve sayısız operasyon ile tüm tedavi sürecini profesyonellikle yönetmektedir.

Bariatrik Cerrahi ve Tedavileri Hakkında Daha Fazla Bilgi İçin Merkezimizi Ziyaret Edebilir, Uzmanlarımıza Danışabilirsiniz.

Biomy Health, Obezite Tedavi Merkezi İstanbul, Türkiye'de Hizmet Vermektedir.

Sıkça Sorulan Sorular

Tüp mide ameliyatı ya da batı dillerinde yaygın olarak kullanılan kelimeler “sleeve gastrectomy” midenin hacminin 1/5-1/6 sına indirilip tüp ya da boru halini alması ameliyatıdır. Midenin hacmi ciddi olarak azaltılır.  

Tüp mide ameliyatı ya da obezite ameliyatları başka bir hastalığı olmayan VKİ 40 dan büyük ya da yandaş hastalığı olan (diyabet-hipertansiyon-kalp ritm bozukluğu-insülin direnci, polikistik over sendromu, diz-eklem bozuklukları vb) ve VKİ 35 den büyük olan kişilere uygulanabilir. Ama bu sayılar dünyada kesin kabul görmüş sayılar değildir. Kişiye özel uygulamalar da yapılmaktadır. Bu nedenle bu sınırların aşağısında iseniz ekibimizin sizi değerlendirmesine izin veriniz. 

Eğer başka sebeplerden dolayı kan sulandırıcı ilaç (100 mg aspirin de dahil) kullanıyorsanız bunu hekiminize bildiriniz. Bu ilacı alma nedeninize bağlı olarak ya ilacınızı keser ya da sorun çıkarmayan bir başkası ile değiştirir. Ancak mutlaka bildiriniz. Ayrıca tansiyon ilacı kullanıyorsanız ameliyat sabahı az su ile almalısınız. Şeker (diyabet) ilacı alıyorsanız ameliyat sabahı ALMAYINIZ. Kan sulandırıcıların da 4-7 gün öncesinden kesilmiş ve KULLANILMIYOR OLMASI gerekmektedir. 

Tüp mide ameliyatı öncesinde tetkiklerin yapılması, ekibimizin sizi değerlendirmesi ve kan tetkikleri ile gerekli olduğu halde diğer branşların değerlendirmeleri için 1-2 günlük bir süreye ihtiyaç vardır. Ameliyat onayı çıktıktan sonra ameliyat günü de dahil olmak üzere 3 gece 4 gün hastanede yatış söz konusudur. 

Tüp mide ameliyatında ameliyat süresi cerrahi öncesi hazırlık + cerrahi işlem süresi + ameliyat sonrası uyanma süresi olarak ortalama 3,5-4 saattir. Burada yalnız cerrahi süresi 45 dk ile 1,5 saat arasıdır. 

Tüp mide ameliyatının avantajı daha fizyolojik olmasıdır. Yani midenin yolunun değiştirilmeden kapasitesinin azaltılması işlemidir kabaca. Dolayısıyla yenilen yiyeceklerin midede bekleme süresine herhangi bir müdahalede bulunulmamaktadır. Sadece mide hacmi küçültülerek kişinin az yemek yiyerek çabuk doygunluğa ulaşması ve bu esnada da hayat tarzı değişikliği yaparak bunun kalıcı hale gelmesi amaçlanmaktadır. 

Takdir edileceği gibi mide elastik bir yapıya sahiptir. 6 ay-1 yıl gibi bir sürede verilen kilolar normalde uzun süre kilo veremeyen kişiyi cesaretlendirip “nasılsa KOLAY kilo verebiliyorum” düşüncesine saptırıp yeniden yemek yemeğe başlaması halinde kalan mide dokusu genişleyebilmektedir. Bu dönemde kafa yapısı olarak hayat tarzı değişikliğini beyinde yapamamış kişiler yeniden kilo almaya başlayabilirler. Dezavantajı budur. Ne yazık ki hiçbir obezite cerrahisi yöntemi henüz İDEAL değildir. Altın standart henüz bulunabilmiş değildir. Bu nedenle görünen odur ki altın standart, hayat tarzı değişikliğinin uzun vadede yapılabilmesidir.

Her ameliyatta olduğu gibi kanama erken dönem komplikasyonu olarak karşımıza çıkar. Kalan mide kısmının kendi ekseni etrafında dönmesi (torsiyon) yine erken dönemde karşımıza çıkan bir durumdur. İlk 1 ayda zımbalama hattı (stapler) kaçağı oluşabilir (%1-3 ihtimal). Yine %5-6 ihtimalle de midede darlık gelişebilir. Bunlar oluşabilecek komplikasyonlardır. 

Tüp mide ameliyatı laparoskopik yani kapalı sistemde yapılır. Karın duvarında 5 delik açılarak karın boşluğu karbondioksit gazı ile şişirilerek karın ön duvarı ile organlar arasında bir boşluk temin edilir. Özel aletler vasıtasıyla midenin etraf dokularda serbestlenerek uzunlamasına zımbalandıktan sonra mide tüp halini almış olur. Kesilmiş olan mide kısmı deliklerden birinden çıkarılır. Kesi hattı boyunca dren (boru) konularak operasyon tamamlanır.  

Tüp mide ameliyatından sonra midenin altına dren (0.5 cm çapında) koymayı tercih ediyoruz. Ameliyattan sonraki erken dönemde (ilk 1 hf içindeki) kaçakların gözlenmesi ve takip edilmesi açısından önemli olduğunu düşünmekte ekibimiz. Hastaneden çıktıktan sonraki 1-2 günde kişinin durumuna göre dren çekilmektedir.

Ameliyat kapalı (laparoskopik) yöntemle yapıldığı için ağrınız diğer açık yönteme göre daha az olacaktır. Bizim ekibimizde fizyoterapist olması nedeniyle ameliyat sonrası solunum fizyoterapisi alacağınızdan bu ağrınız minimal olacak demektir. Ancak takdir edersiniz ki, herkesin ağrı eşiği birbirinden farklıdır. O nedenle algılama da farklı olduğundan ameliyat sonrası ilk günler kuvvetli ağrı kesicilerle bu dönemi rahat atlatmanız sağlanmaktadır.  

Tüp mide ameliyatından sonra rutin olarak 1 hafta kan sulandırıcı (pıhtı oluşumunu engelleyip emboli riski oluşturmaması için) 1 hafta ağrı kesici şurup, 6 ay mide koruyucu şurup, 6 ay süre ile de şurup veya çiğneme tableti şeklinde multivitamin vermekteyiz. Ancak hastanın yapılmış olan tetkiklerine göre de eksik ne varsa yerine koyma tedavisi uygulamaktayız. 

Alkol ve sigara kullanımının ameliyattan uzun zaman önce kesilmiş olması idealdir. Ancak pratikte  bu ideale ulaşmak her zaman mümkün olamamaktadır. Çünkü özellikle sigara kullanımı ile ameliyat sonrası anestezi komplikasyon riski artmaktadır. Bu yüzden ne kadar az sigara o kadar az anesteziye bağlı komplikasyon oranı demektir. 6 ay boyunca da alkol alınmamalıdır.   

Her insanın yapısı farklı olması gibi ağrı ve ameliyat sonrası değişiklikleri algılama özümseme potansiyeli de farklı olmaktadır. O nedenle normal günlük hayata dönüş de farklı olabilmektedir. Genellikle bizler deneyimlerimize göre kişinin 2-3 haftalık bir istirahat dönemi geçirmesini öneriyoruz. Bazı kişiler bundan daha erken işe dönebilmekte bazıları da öngörülenden birkaç gün daha geç işinin başına dönebilmektedirler.  

2020©copyright tbn web